Leyla ve mecnun ; onlar efsane...! Ferhat ile şirin ; onlar efsane...! Fenerbahçe ve Galatasaray ;onlarda efsane...! Gözleri yanlızlık görüyordu ikisininde.Gözleri kocaman bir yürek görüyordu sevgi alevine dönüşmüş;ikisininde.Ama dökülmüyordu engellerle dolu dudaklardan sözcükler yada öyle bir duyguya sözcükler yetmiyordu.Ahh nede güzeldir ulaşamadan onu düşünmek ; Sanki seninmiş gibi başlayan kıskançlıkların.Kalbinin hızlı atması nede güzeldir. Ve artık içlerinde büyüyen o sevgi alevi kendilerini yakmaya başlayınca -hani canın acımaya başlar- dayanılmaz olur ayrılık.Sonucunu hesap etmeden haykırır yüreğin tüm duygularını,aşığı olduğun varlığa,en temiz en saf naralar atar bilinçsizce,zaten yanıyordur bedeni birde konuşurken yakar yüreği. Öyle sevmeli ki kalpler,severken bile acı vermeli... Öyle sözler verilmeli ki,tutamayınca için içini yemeli... öyle sarılmalı ki bedenler,bırakmamacasına,sıkı sıkı... Öyle bakmalı ki gözler,sevgiliden başka birşey görmemeli ve gözlerden akmalı kalbe,fethetmeli... Öyle yanmalı ki bedenler;sevgiden,sevgiliden başka söndürücek birşey olmamalı.Oda yoksa yanıp kül olmalı aşkından bedenler. Öyle çok engeller olmalı ki ;Onları beraber aşmanın verdiği huzuru - birbirine bağlanmanın mutluluğu - yaşamalı yasaklı bedenler.Leyla ve Mecnun'un çölleri gibi ıssız,uzak ve zorlu ama aşkımız öyle büyük olmalıki o çölü aşıp buluşacak kadar kocamann... Ve öyle sevmeli ki kalplerimiz; Sadece sen ve ben olmalıyız birbirimiz için.Ölünceye dek sadece birbirimizi sevmek için. SEN VE BEN ; BİZDE EFSANEYİZ...!
Aşk,sevgi.. zaten efsanelerin başıdır canım :)
YanıtlaSilYazın cok güzel;)
evet ama her yaşanan aşkta efsane olacak kadar bir sevgi söz konusu değildir :)
YanıtlaSilEfsane Olucaz bu yazımı bana yazdırana sonsuz teşekkürlerimi ve doğru yolda olduğumuzu Efsane Olucağımızın bilincinde bir ilişki yaşıyoruz..
ve sözü Nazım HİKMET'e bırakıyorum..
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
SEVİYORUM SENİ
YAŞIYORUZ ÇOK ŞÜKÜR DER GİBİ.